Kuzu Tandır
Bakır kazanda ağır ateşte saatlerce pişen, ağızda dağılan kuzu eti. Yanında pilav ve soğan ile.
Kara fırında pişen keşkek, bakır kazanda kuzu tandır ve manda kaymaklı ekmek kadayıfı. Doksan yıldır aynı ocak, aynı titizlik.
Afyon mutfağının en sevilenleri; geleneksel yöntemlerle, her gün taze, her gün aynı özenle.
Bakır kazanda ağır ateşte saatlerce pişen, ağızda dağılan kuzu eti. Yanında pilav ve soğan ile.
Kara fırında, lola kemiğiyle gece boyu pişen keşkek; üzerine tereyağı veya manda kaymağı.
Hafifçe karamelize edilmiş kadayıf, üzerinde Afyon'un meşhur manda kaymağı.
Salim Usta, 1922’de ağabeyi ve kardeşiyle birlikte memleketi Afyon’da küçük bir lokanta açarak kendi işini kurmuştur. 1934 yılında Atatürk’ün Afyon’u ziyaret edeceği haberi geldiğinde, ağırlamanın nasıl yapılacağı konusu gündeme gelmiştir. Dönemin Valisi Ahmet Evrendilek, konuyu Vilayet Başkâtibi Bekir Evrenkaya ile konuşur. Evrenkaya, yemeklerin hazırlığı için Kabaklı Mahallesi Muhtarı Mustafa Pancar’ın oğlu Aşçı Salim Usta’yı çağırabileceğini söyler. Salim Usta, Atatürk’ün yemeği için hazırlıklara fevkalade özenle başlar ve ortaya büyük bir itinayla hazırlanmış, gösterişli bir menü çıkarır. Yemeği ve sofrayı çok beğenen Atatürk, Salim Usta’yı çağırır; hikâyesini öğrenir ve lokantasının adını sorar. “Sen böyle gidersen bahtın çok açık olur. Lokantanın adı da bahtı açık anlamına gelen İKBAL olsun” der. Paşa, Afyon’dan ayrılmadan İKBAL tabelası çoktan yerine takılmıştır.
Salim Usta, Afyonkarahisar'da kardeşleriyle ilk kazanını kaynattı.
Atatürk'ün beğenisiyle taltif edilen Salim Usta, lokantanın adını bizzat Ata'nın tavsiyesiyle "İkbal" yaptı.
Uzun Çarşı'daki tarihî dükkânın yanına İzmir Karayolu şubesi eklendi. Aynı tarif, aynı titizlik.
"Afyon'a gelip Salim Usta'ya uğramadan dönmek olmaz."
Uzun Çarşı'daki tarihî dükkânımızda ve İzmir Karayolu'ndaki yeni şubemizde, haftanın her günü açığız.